İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ
- 8 Şubat 2009 Pazar
- Bu yazı 10497 kez okundu
Emanet, emniyette ve güvende olma anlamına gelip, hıyanet sözünün zıddıdır. Ayrıca bir kişiye geçici olarak bırakılan şeye de emanet denir. Kısaca, insanın sorumluluk alanına giren her şey bir emanettir.
Peygamberlerin olmazsa olmaz beş özelliğinden birinin "emanet” olması, emanetin, önemini ifade etmektedir. Bu özellik, peygamberlerin her yönü ile güvenilir olduklarını da ifade eder. İşte bu özelliğindendir ki, Hz. Peygambere karşı bir araya gelen Mekkeliler, birbirlerinden çok ona inanıp, altın ve gümüş gibi tüm kıymetli eşyalarını emaneten ona bıraktıkları tarihi bir vakıadır.
Emanet hakkında Kuran’ın beyanı şöyledir: “Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.” (Nisa, 4/ 58) Ayet-i Celile, emanetleri, onları taşıyabilecek yetenekte olanlara vermeyi ve "insan"lar arasında da adalete uygun hükümler vermeyi emretmektedir.
Diğer bir ayet-i celile de: “Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.” (Ahzab,33/ 72) buyurularak, emanetin, ilk bakışta insandan daha güçlü ve dayanıklı olan göklerin, yerin ve dağların taşıyamayacağı kadar ağır ve önemli olduğu, ancak bu ağırlık ve önemdeki emaneti insanın yüklendiğini ifade etmektedir. Şurası da bilinmelidir ki, insan, bir yandan bunu yüklenecek kabiliyet ve yetenekleri taşımaktadır; diğer yandan bu yeteneklerinin farkında değildir. Bu yüzden de onu hakkıyla taşımada başarılı olamamaktadır.
İslam'da insan hakları denildiğinde, bilinmesi gereken beş ana nokta vardır. Din, can, mal, akıl ve nesil emniyetinin sağlanmasıdır. Bu beş emniyet sağlandığı takdirde, insan haklarını ihlal diye bir şey asla söz konusu olamaz.
Din emniyeti:
Bu, insanın inanç hürriyetinin olmasını, istediği dini seçip, seçtiği dinin kanunlarına göre yaşamasını ifade eder. Bu da her insanın en doğal hakkıdır. Nitekim insan hakları denildiği zaman akla din hürriyeti gelir. Herhangi bir ideolojinin, insanlara zoraki bir yaşam tarzı olarak benimsetilmeye çalışılması, insanın insana yaptığı en büyük zulümdür. Emniyeti sağlanamayan bir dinin kanun ve hükümleri, caydırıcı unsurları o toplum için hiçbir zaman etkin olamaz.
Can emniyeti:
İslam'da en büyük haklardan biri insanın can emniyetinin sağlanmasıdır. Yaşamak, yaratılan her canlının en doğal hakkıdır. Hadis-i Şeriflerde, kıyamet günü insanlar arasındaki ilk hesaplaşmanın suçsuz yere akıtılan kanın hesabı olacağı bildirilmiştir. (Buhari, Rikak, Hds. 120)
Rasûlullah (s.a.s.) buyuruyor: "Şüphesiz dünyanın yok olması, haksız yere bir mü'minin öldürülmesinden daha ehvendir." (İbn Mace, Diyet, Hds. 2619)
Mal emniyeti:
İnsanın çalışıp kazandığını inancı doğrultusunda harcaması en doğal hakkıdır. Güçlü olanın, güçsüz olanın malını haksız yere gasp etmesi büyük bir haksızlık ve ahlâksızlıktır. Nitekim hırsızlığın cezasının hayli ağır ve caydırıcı olmasının hikmeti bundandır. Mal ve servete, dünyada bırakılacak geçici bir emanet gözüyle bakıp onu tapılan bir put haline getirmemek, ancak Allah'ın huzurunda hesabı verilirken malın nereden kazanılıp nereye harcanıldığı hesabının bilinciyle dünya malına yaklaşmaktır. Nitekim peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: "Hiç kimse kıyamet günü (şu beş şey ki) ömrünü nerede ve ne suretle tükettiği, gençliğini nerede ve nasıl yıpratıp çürüttüğü, malını nasıl kazanıp nerelere harcadığı, elde ettiği bilgi ile ne yaptığının hesabı görülmedikçe Allah'ın yüce katından ayrılamayacaktır.” (Tirmizî, Kıyâme, 1/2416)
Akıl emniyeti:
İnsana Allah’ın en büyük armağanı akıldır. İnsana akıldan daha büyük bir nimet verilmemiştir. Akıl, alkollü içkilerden, uyuşturuculardan ve onu olumsuz etkileyen her türlü psikolojik baskılardan korunmalıdır. Atalarının izini sürdürmekte ısrar eden, sağır, kör ve akledemeyen (Bakara, 171) beyinsizler, tüm insanlığı kendileri gibi olmaya zorlayarak tek tip insan yetiştirmek istemektedirler. Hatta bugün, akleden, dinine sahip çıkan, kayıtsız şartsız iman eden müslümanların aklına, ruh sağlıklarına bilinçli olarak tecavüz edilmekte ve bazıları ise Batı dünyası tarafından terörist ilan edilerek yaşanılan hayattan devre dışı bırakılmaları arzu edilmektedir.
İnsana saygı, insan aklına saygının bir gereğidir. İnanç hürriyetinin sağlanması keza akla saygının tezahürüdür. ‘Müslüman akıllıdır’ demek, aklını en doğru en güzel şekilde kullanan kişi anlamına gelmektedir. Hz. Peygamber (s.a.v.) “İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.” (Buhari iman, 39) buyurarak sağlıklı bir akla ve akıl emniyetinin önemine işaret etmektedir. Müslüman, akıl emniyetinin sağlanması için çaba sarf etmelidir. Bu konuda özellikle bilimsel çalışmalara ağırlık verilmelidir.
Nesil emniyeti:
İslam'ın fuhşa karşı tavır alarak, nikâhın nesil emniyeti için olmazsa olmaz bir şart kabul edilmesinin hikmeti budur. İslam kadına da, erkeğe de “bir elmanın iki yarısı” bir yaklaşımla, her ikisini de himaye etmektedir. Çağdaş (!) batı önce nikâha göz dikerek gençleri bozmaya, aile kavramını yıkmaya çalışmıştır. Bunların emelleri, nesil emniyetinin en büyük düşmanı olan zinayı ve fuhşu yaygın hale getirerek, namus anlayışını dumura uğratmaktır. Namus anlayışını hafife almak bugünkü nesli bozmakta gelecek nesli de tamamen tehlikeye atmaktadır. Namus emniyete alınmaz ise, tüm insanlık yokluğa mahkûm olur. Son otuz yıl içerisinde tüm dünyada namus kavramı neredeyse kaybolmaya yüz tutmuştur. İslam topraklarını işgal eden zalimler, önce namusa göz dikerek, imanlı kadınları ve kızları kirletmektedirler..
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

