HAC YOLUNDAN ESİNTİLER
- 20 Aralık 2012 Perşembe
- Bu yazı 5038 kez okundu
Bu Yol Harem’e Çıkar:
Bu yol kutsal belde Mekke’ye, Oradan da Mekke’nin kalbi olan Haremi Şerif’e gider. Harem, Mekke’nin değil, aslında dünyanın atan kalbi sayılır. Kalp nasıl atarsa insanın bedeninde, Kabe de dalga dalga akarak öyle atar Allah Allah diye.. (Haremi şerif, kabe’yi de içine alan mescidin adıdır.)
İnsan gibi Kâbe de zikreder rabbini hem hiç ara vermeden. Günler geceler iç içedir orada. Aktörler değişse de Kabe hep zikreder rabbini..
Kâbe, müminleri basar tüm sıcaklığıyla sinesine. Ana kucağı gibi müşfiktir o. İnsan ana kucağına güven içinde nasıl sığınırsa ve arınırsa tüm kötü duygulardan; Kâbe de alır müminlerin tüm gerginliğini ve salar tekrar hayatın içine anadan doğmuş gibi tertemiz. Kâbe kol kanattır müminlere. Akan gözyaşlarıyla huzur bulur Mümin. Tüm yorgunluk orada nihayet bulur. İnsan baharını yaşar sanki bu mukaddes mekânda.
Buranın çölü, yalçın kayaları yeşillik olur inanan mümine. Burada emindir insan tüm tehlikelere karşı. Çünkü mekân emin ve güvenilir bir mekândır. Burası emindir, Yüce Rabbımızın lisanıyla da böyle buyrulmuştur.
Buranın yakıcı sıcağı bile müşfiktir mümine. Sıcağı sanki gölge ve serinlikle sarmalar mümini. Rüzgâr bir sıcak eser bir de serin, işte burası Kâbe’nin şehri Mekke’dir. Hoş, şeytanı varsa da melekleri pek çoktur. Müminler de adeta melekleşmişlerdir. Burası aynı zamanda Ahirete açılan bir kapıdır da.
Harem-i Şerif:
Harem-i Şerif, kutsal belde, Ümmü’l Kur’a’nın yani şehirlerin şahının baş mescididir. O, bir mescit olarak işlevini en üst seviyede ifa etmektedir. Fiziken devasa bir mescit olarak her gelen misafirini sinesinde barındırmaktadır. Her mü’mine fert olarak orada okuyabileceği Allah’ın kitabının temin edildiği ve her gelen müminin her an ibadete hazır ve nazır olarak bulduğu bir mekândır.
Orada okunan Allah Kelamı bir başka heyecanla okunduğu gibi, orada kılınan namaz da insana çok farklı duygu ve heyecanlar yaşatmaktadır. Beytin tavaf edilmesi ise bambaşka duyguları yaşatmaktadır mümine. Hacerü’l Esvedin başındakilerin heyecanı başka, Mültezem’dekilerin duygu ve heyecanı daha bir başka. Müstecep’tekiler keza yine başka başka duygular yaşamaktadır. Kâbe’ye dokunmak için yarışanlarla Hatimde namaz kılmak için yarışanların her biri başka başka duygu ve heyecan içindedirler. O kadar yakınlar ki Rablerine Necm suresinin “Kabe Kavseyni” gibi sanki. Yani iki yayın yakınlığı gibi rahmet esintilerini hissederler.
Hac ibadeti, kişinin kendini Allah'a en yakın hissettiği bir mekânda gerçekleşir. Hem günahlardan temizlenmeye, hem de Allah’ın rahmet ve bereketinin kulları üzerine saçılmasına vesile olur. Çünkü ziyaret edenin, ziyaret edilen üzerinde hakkı vardır. Ziyaret edilene düşen, ziyaretçilere ikram etmektir.
Allah'ın da hac ziyaretini yapanlara ikramı, cennet olacaktır. Büyük imam, Gazzalî şöyle diyor; "Aynı gaye ile gönüller Allah'a bağlanıyor, eller semaya kaldırılıyor, gözler göklere dikiliyor, hepsi birden Allah'tan rahmet diliyorken Allah’ın onların dileklerini kabul etmeyip, rahmetini onlardan esirgeyeceğini mi zannediyorsunuz?
Hâsılı huzurun ve mutluluğun doruk noktada yoğun yaşandığı yerdir Harem-i Şerif. Her gelen bir damla misalidir kaptırır kendini bu güçlü sele. Damla dalga olur ama incitmeyen müşfik bir dalga olarak asırlarca devam eder.
Gönüle Giden Yol:
Hac, sevinciyle kederi iç içedir. Meşakkati vardır ama sevinç ve huzuru da bir başkadır. Kişinin kendi öz vatanından diyarı araba bir akıştır bu yolculuk. Görünürde böyle ise de aslında bu akış, insanın kendine yani iç dünyasına bir yolculuktur. Bu kişinin kendini yeniden kendinde bulmasıdır. Yaratılışının sırrına vakıf olmasıdır. Kulluğunun bilincine varmasıdır. Allah Rasulü’nün nübüvveti öncesi Hira’da yaşadığı uzletin yani yalnız olmanın getirdiği mana sırrını kavramaktır. Üstat N. Fazıl’ın “Yol O’nun varlık O’nun, gerisi hep angarya” mısraının ifade ettiği hayat gerçeğinin kavranmasıdır. Bu yoldan gayrı tüm yolların çıkmaz olduğunun idrak edilmesidir.
Telbiye, "Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mülk lâ şerîke lek ("Rabbim, dâvetine sözüm ve özümle tekrâr tekrâr icâbet ettim, emrine boyun eğdim. Rabbim senin dâvetine icâbet, boynumun borcudur. Senin eşin ve ortağın yoktur. Rabbim, bütün varlığımla sana yöneldim. Hamd senin, nimet senin, mülk de senin. Bütün bunlarda eşin ve ortağın yoktur senin".)
Telbiye de kulun Allah’a olan gerçek teslimiyeti değil midir? İşte bu ifade Allah’a imanın doruk noktasıdır. Çünkü bu duygularla bir ibadetin baştan sona ifasına muktedir olmak gerçeğe farklı bir yaklaşımdır.
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

