EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ
- 5 Mayıs 2009 Salı
- Bu yazı 14793 kez okundu
Öğretmen Örnek İnsandır:
Öğretmen, okuyan insan demektir. Farabi: "Her insanın başkalarına yol gösterme özelliği yoktur" derken; Salzman da: "Öğretmenlik doğuştandır" diyerek öğretmenlikteki mesleki formasyonun önemine işaret ederek, çocuk sevgisini doğuştan getiren, çocuklarla çabuk iletişim kurabilen, fıtratı gereği ılımlı ve sevecen kişilerin, öğretmenlikte başarılı olacaklarına dikkat çeker.
Öğretmen, bilim ve kültür adamıdır. Önder insandır. Peygamberimizin de "Bilginler, peygamberlerin varisleridir." diyerek, bilim adamlarına "Peygamber halifeleri" unvanını vermekten çekinmemesi, hakikati ancak bilgi sahiplerinin kavrayıp izahını yapmalarından kaynaklanmaktadır. Nitekim K. Kerimde 'Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahipleri, Allah'tan başka Tanrı olmadığına şahitlik etmişlerdir..." ayeti kerimesi bilginleri, hakikatin üç şahidinin arasında göstermiştir. Bilgin, Allah'ın var ve bir olduğunun, yeryüzündeki ispatçısıdır. K. Kerim’in “Hiç, bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?.” (Zümer, 9) “Görenle görmeyen, aydınlıkla karanlık, sıcak ile soğuk ve ölü ile diri bir olur mu?.." (Fatır, 19-22) gibi ilâhî beyanlar, bilim adamlarının konumunu en çarpıcı örneklerle ortaya koymaktadır.
Öğretmen, düşünen, araştıran, değişen, yeniliğe açık ve hep mükemmele doğru koşan bir insandır. Öğretmen, çevresinde gözlerin daima kendisi üzerinde yoğunlaştığı örnek bir insandır. Çocuğunu talim ve terbiye için öğretmene teslim eden bir babanın sözleri şöyle olmuştur: "Çocuğumu eğitmeye başlarken, ilk önce kendini eğitip, çocuğum için örnek duruma gelmelisin. Çünkü çocukların gözleri senin gözüne bağlı sayılır. Onlara göre iyi ve güzel şeyler, senin iyi ve güzel kabul ettiğin şeylerdir. Çirkin ve fena şeyler de senin çirkin ve kötü kabul ettiğin şeylerdir."
Montaigne de bu görüşü doğrulayarak: "Çocukların yalnız emir ve nasihate değil; örneğe ve esere ihtiyaçları vardır” diyor. Bu ifadelerden anlaşıldığına göre, gelecekteki genç neslin sosyal pozisyonu hakkında ilk yargılama, bugün onları eğitenler üzerinde yapılacak olmasıdır.
Öğretmen bir inanç ve ideal sahibi olmalıdır ki; aydın kesim ile halk arasında telafisi çok güç olan uçurumlar ve kopukluklara meydan verilmesin. Kant' da: "Çocuklara çok küçük yaşta, Allah'ın görünmeyen bir varlık olduğunu, onun gözetimi altında bulunduklarını ve ona duâ edebileceklerini söylemek gerekir." der. Yine "idealsiz bir devlet, kahramanları koyun sürüleri haline getirir, idealist bir devlet de koyun sürülerinden kahramanlar yaratır." der.
Öğretmen ve Eğitim:
Hayat; beşikten mezara kadar süren bir okuldur. Bu 'okulda, insan daima kendini bulmağa çalışacaktır. Konfüçyüs: "Düşünmeden öğrenmenin zaman kaybı olduğunu söyler." Zaman değişiyor, fikirler değişiyor, dünya değişiyor, her şey değişirken, sabit fikirlere takılıp kalanlar, kendileri düşünmeyip, başkalarının düşünceleriyle yetinenler, kendileri için hayatı sadece dondurmuş hatta öldürmüş olurlar. Örneğin öğretmen, hayatı iki mevsimden ibaret görerek, birisi ekme mevsimi, diğeri de biçme mevsimi deyip, okulundan aldığı diploma ile ekme mevsiminin de sona erdiğini düşünerek, kitaplara, dergilere ve kültürel faaliyetlere karşı duyarsızca elveda deyip, 25-30 sene, öğrencilerine hep aynı nakaratı tekrarlayıp durursa; kendisini dondurduğu gibi gelecek kuşağı da dondurmuş olacaktır. Paskal "Yalnız aptallar ve ölüler fikirlerini değiştirmezler" diyor.
Rahmetli Baltacıoğlu: "Öğretmenler! Yapacağınız ilk iş, bu zekâları uyuşturmamak ve körletmemektir... Kâğıttan kürek, kartondan merdiven yapan okullar, öğrencilerini işe değil yalana alıştırırlar... Öğretmenin rolü, öğrencinin üretici şahsiyetini yok etmek değil, aksine bu şahsiyetin faaliyetine yardım etmektir. Benim sistemimde öğretmenin tabiat ilimlerini öğrenmiş olması yetmez, onun aynı zamanda bahçıvan, hastabakıcı, elektrikçi, aşçı v.s. olması da gerekir." der.
Eğitimi sadece okul dönemlerine hapsedip diplomayı duvara asmakla eğitimin sona ermediği aksine insan hayatının her döneminde eğitime ihtiyacının olduğu bilinmelidir. Merhum Peyami Safa "mezunlara nutku"nda şöyle der:
"Tahsiliniz bugün sona eriyor, değil mi? Ellerinize tutuşturulan diplomanın en büyük yalanı budur. Tahsiliniz bugün bitmiyor, bilakis bugün başlıyor. On altı, on yedi seneden beri size öğretilen şeylerin çoğu ihtisas bakımından lüzumsuzdur.. Ve hafızalarınıza istif edilmiş, unutulmaktan başka hiç bir şansları olmayan ölü bilgilerdir. Zekanız bu kokmuş malumat kadavralarını ne kadar çabuk atarsa, hürriyetine o kadar erken kavuşur.." diyerek, müfredat programlarının yükünün hafifletilmesiyle, hem öğrencilerin kafasının hububat ambarı halinden çıkarılması, hem de öğretmene ders vermekten başka, terbiye ve ahlakı telkin için de vaktin bırakılmasını hedeflemektedir.
Okul öyle bir çevre haline gelmeli ki öğrenci yalnız başına çalışabilsin. Öğretmen ve arkadaşlarıyla görüşlerini tartışabilsin. Nitekim batı medeniyetinin temelinde bunu görüyoruz. Tartışma aklı gerektirir, akıl da; serbest tenkidi. Aklın ve serbest tenkidin olmadığı yerde bilim de olamayacaktır. "Her şeyi sorgulayan Sokrat’ı ortadan kaldırın. Eski Yunan medeniyetinden geriye, değerli ne kalır?"
Okulu, kafanın forme edildiği yer olmaktan ziyade, öğrencinin diploma elde edeceği bir kurum olmaktan çıkaramazsak, tarihi, yalnız vakaların tarihlerinin ezberlenmesi; coğrafyayı, bilmem hangi ülkenin nehirlerinin en küçük yardımcı kollarının isimleriyle bilinmesi v.s. şekliyle devam ettirirsek, eğitimdeki sıkıntılar bizi hiç terk etmeyecek demektir. Okulun vazifesi, yalnız bilgi vermek değildir. Hele bilgiyi ezberletmek hiç değildir. Bugün hangimiz okulda gördüğümüz kimya formüllerini hatırlayabiliriz? Önemli olan gençlerin düşüncelerini geliştirmektir.
Bugünkü eğitim sistemi öğrenciyi pratik olarak imtihanlara hazırlamakla sınırlanıyor Okul çağındaki çocuklarımız. İlkokul döneminden itibaren oyun oynamaya doymadan yarış atları gibi koşturularak acımasız bir rekabet ortamına itilmektedirler. Bu ise hafıza egzersizinden öteye geçemiyor. Örneğin genç kızlarımız kadınlık mesleği konusunda tamamen yetersidirler. Ve öyle de evleniyorlar. Erasme, - Kadının hem kendisi için, hem kocası için hem de çocukları için eğitilmesini söyler.
Bilginin bilimsellik kazanması; ‘nesnellik’ kuralına dayanır. Yani bilim, şahıslardan şahıslara değişen bir kavram olamaz. Gerçeğin bir yüzü vardır. ..Paradan başka hiç bir kıymet tanımayıp bütün mukayese ve muhakeme dairelerini onun merkezi; etrafında çizenler, iyi bir rehber olamadıkları gibi çok kötü bir çığırda açmış olurlar.
Eğitim camiası, eminim ki, bu vatanın genç evlatlarına karşı borçlu olduklarının bilincindedirler. Eğitim sistemindeki belirsizliklerin ve de imkânsızlıkların mevcut olduğu ülkemizde bu vatan için yine de yapılabilecek pek çok görevlerin hizmet aşkıyla yapılabilirliğini daima göstereceklerdir.
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

