Mutluluğa Doğru
- 28 Temmuz 2009 Salı
- Bu yazı 5957 kez okundu
Bir ayağınız merdivenin ilk basamağında dururken
ikinci basamağa geçemezsiniz. (Rifenbary)
Hayat bir değişim sürecidir. İnsanın hem iç dünyası hem de dış dünyası durmadan değişir. Değişme olmadan insan gelişemez. Gelişme, bir varlığın tüm unsurlarının birlikte ve olumlu yönde değişmesidir. Toplum yapısında meydana gelen böyle bir değişme, bir sosyal gelişmedir.
Duyguların kontrolünü ele almak, kişinin kendi yönetimini eline alması demektir. Bunun için de yeni bir anlayış kazanması gerekir. Duyguları tanıyıp onların verdiği mesaj alındıktan sonra kendine hâkimiyet iyice kolaylaşır.
Duygular, insan bedenindeki enerji hareketleridir. Bu enerji akışı, beraberinde bir mesaj da taşır. Tıpkı telefon hatlarındaki enerji ile taşınan mesajlar gibi. İşte duygulara verdiğimiz, korku, öfke, kıskançlık, neşe, sevgi gibi isimler, onların içerdikleri mesajın tarifidir.
Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür; ama hiç kimse kendini değiştirmeyi akıl etmez, diyen Tolstoy, her ferdin işe önce kendinden başlamasına dikkat çekerek belki de pek çok toplumun başarısızlığının temel noktasına işaret eder. Diğer taraftan "Dünyanın düzene sokulmaya ihtiyacı yoktur; zaten dünya vücut bulmuş bir düzendir. Bizim bu düzenle uyum içine girmemiz gerekir” diyen Henry Miller’in işaret ettiği gibi insanların pek çoğunun kurulu düzeni yapma arzusuyla hepten bozduklarına işaret ederek doğadaki mevcut dengenin de korunmasını önermektedir.
"Bir kez bütünün bir parçası olduğunuzu yani bütüne ait olduğunuzu ve bütün dünyanın da size ait olduğunu hissederseniz, bu duygu sevmenizi sağlar ve sevgi de iyileşmeyi getirir beraberinde...
Hep Olumlu Düşünmek:
Olumlu düşünen ve olumlu yaşayan kimseler güneşe benzerler. Bilindiği gibi güneş asla acele etmez, bütün işlerini sakince ve yavaş yavaş yapar. Gürültü çıkarmaz, kimseyi rahatsız etmez; ama işini de hiç aksatmaz. Güneşin altında bulunan herkes ondan enerji alır.
Hayata olumlu yaklaşan kimseler, her işin iyi olan tarafına yoğunlaşırlar. Olumsuz bir durumla bile karşılaşsalar onda olumlu bir şey ararlar. Böylece her zaman iyiyi ve güzeli görerek sağlıklı ve mutlu olurlar, işlerinde de verimli olurlar. Olumlu düşünce acı ve felaketi mutluluğa döndüren büyük bir potansiyeldir.
Albert Einstein diyor ki, “Umutsuz oldukları zaman insanların üretici olamadıklarını gördüm.” Gerçekten dikkatleri olumlu konular üzerine yoğunlaştırmak, araştırmaya, soru sormaya ve yeni cevaplar duyulmasına büyük istek duyurur.
Hayata olumlu yaklaşan kimseler, kendilerine ve başkalarına güven duyarlar. Başarısızlıkları bile onların güven duygusunu sarsamaz. Önlerine çıkan sorunları fırsat olarak gördükleri için genellikle olumlu sonuçlara varırlar.
Hayatın hep olumlu yönlerine bakanlar, bir ömür boyu yeniliklerin peşinden koşarlar. İç dünyalarındaki coşku ateşi hiç sönmez. Coşkulu oldukları için de, zihinleri açık, muhakeme yetenekleri fazla ve yaşama gücü yüksektir. Ayrıca motivasyonları yüksek olduğundan başka insanları kolayca etkileyebilirler.
"Allah, bütün insanları mutlu olmaları için yaratmıştır, talihleri ters gidiyorsa kendi yanlışları yüzündendir". (Epictetos) Güçlü olmak için önemli iki silah vardır: Birisi, kendini başkalarının hizmetine sunma diğeri ise bağışlamadır.
Hizmet Aşkı:
“Bir kavmin efendisi onlara hizmet edendir”. Efendilik, o topluluğa hizmet etmekle, onların hayatlarını kolaylaştırmak ve problemlerine çözüm bulmakla olur. Bu durumu peygamberimiz: "İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır" şeklindeki hadisiyle de belirtmişti. Kendini başkalarının hizmetine sunma, strese karşı da etkili bir panzehirdir. Başkalarına hizmet sunmak sadece onları iyileştirmez. Hizmet sunanın da sağlığının düzelmesine yardım eder. Bunun zıddı bencilliktir. Bu ise insanı hasta eder. Kendilerini fazlaca merkez alan insanlar, kendilerini daha az merkez edinenlerden daha fazla bir şekilde kalp krizi geçirmeye eğilimlidirler.
Başkalarına hizmet, yaşlılığı geciktirir. Kişiyi genç ve sağlıklı yapar. Kendisini geliştirmek isteyen, başkalarının da gelişmesine katkıda bulunmalıdır.
Bağışlayabilmek:
Bilinçli ve mutlu insan bağışlama yolunu seçerek, her gün biraz daha pozitifleşir. Bu bakış tarzı insanı derinleştirir. İlerlemek için bağışlamak ve geçmişin etkisinden kurtulmak şarttır. Bağışlama mutlu kalabilmek için gereklidir. Nitekim anladığımız insana kin beslemeyiz. Bütün düşmanlıklar anlaşılmazlıkların eseridir. Gerçekten geçmişin olumsuz etkisinden kurtulamayan insan mutlu olamaz. "Üzüntü insanı yaşlandırır, çünkü zamanı hızlandırır." (Deepak Chopra)
Denilir ki, başkalarını hep bağışla; kendini hiç bağışlama. Oysa biz, sevdiklerimiz, bizi aldattıkları zaman onları bağışlarız. Aslında en az bağışlanması gereken kişiler onlardır.
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

