Günahlardan arınmalıyız
- 22 Şubat 2009 Pazar
- Bu yazı 6397 kez okundu
İslâm’da insanın günah işleyebileceği kabul edilmiş ve bundan korunma yolları insana öğretilmiştir. İşlenen suç ve günahlardan temizlenme yolu iyi bir tövbe ile mümkündür. Nitekim Peygamber Efendimiz: “Günahtan tam dönen ve tövbe eden, o günahı hiç işlememiş gibidir.”(İbn Mace, Zühd 30) buyurmuştur.
Tövbenin ilk şartı hatayı anlayıp, ondan pişmanlık duyabilmektir. Nitekim Allah Resulü: “tövbe pişmanlıktır” (İbn Mâce, Zühd 30) buyurmuştur. Pişmanlık tövbenin kendisidir. Pişmanlık uyanıştır, gerçeği görmektir. Zaten böyle olmazsa tövbenin anlamı da olmaz. Günahlar, gönül dünyamızı ve ruh yapımızı kirleten davranış ve eylemlerdir. Hz. Peygamber (a.s.) , “Kul, bir günah işlediği zaman kalbine siyah bir leke çizilir. Günahı bırakıp tövbe ederse, kalbi temizlenir.” (Müslim, İman, 231) buyurmuşlardır.
İmam Gazzâlî günah için şöyle bir benzetme yapar: Temiz bir aynanın karşısında duran insanın aynaya yansıyan nefesi, aynayı kararttığı gibi, kişinin işlediği günahlardan oluşan karanlıklar da kalp üzerinde birikerek onu karartıp paslandırır. Aynanın yüzünde biriken pas zamanla madenin içine işleyip maddesini bozduğu gibi, kalbin üzerinde biriken bu pas, zamanla kişinin tabiatı olur. Kalbin üzerini kapatır..” (Gazzâlî, İhyâ, IV, 10) Gazzâlî'nin bu benzetmesinde de olduğu gibi, günahlarla kirlenen, kararan gönül dünyamız ancak tövbe ile aslına rücu’ edecektir. Allah’ın kusurları örtmesinin güzelliği olmasaydı, hiçbir amel ve itaat kabule şayan olmazdı!
* Tövbe, günah işlemiş insanların temiz bir hayata başlamaları için tanınmış bir kredi gibidir. Günahları sebebiyle umutsuzluğa saplanmış, hayata küsmüş insanları hayata bağlamanın önemli manevî etkenlerindendir. Tövbe ile günahlarının af edileceği umudunu yakalayan insan, topluma yeni bir güç olarak döner. İşlediği günahlarla hem kendine hem de topluma zarar veren kimseler, tövbe ile bu konumundan uzaklaşma yoluna girmiş olurlar. Kişi, tövbelerin kabul makamı olarak sadece Allah’ı bilir ve O’na yönelir. Allah Teâlâ, kendisine samimiyetle açılan elleri ve O’na yönelen gönülleri asla boş çevirmez. “Günahına tövbe eden sanki hiç günah işlememiş gibidir” beyanı da günahkârlara yepyeni bir umut olabilir.
* Cehalet karanlığında günah işleyenler her ne kadar suçlu olsalar da; asıl suçlu olanlar cehalet karanlığını muhafazaya sebep olanlardır. Madem cehalet karanlığı, günahın işlenmesini icap ettiriyor, öyleyse, halkı dini terbiyeden, faydalı ilim ve kültürden mahrum edip cehalet karanlığına mahkûm edenler, bu milletten aldıklarını karşılıksız vermeyenler, bu millete vefa borcunu ödemeyenler, ne büyük bir gafletin içerisinde bulunduklarını da bilmelidirler.
* Kıskançlık sebebiyle de insanları sahip oldukları nimetlerden dolayı kıskanmak ve onların dünyalıklarıyla kalbi meşgul etmek günah olduğu gibi, bu da cehaletin bir başka ayağıdır. Kıskanılan kişiler kendilerine verilen nimetlerle meşgul olurlarken; kıskançlar ise kendilerine verilmeyenlerle kalplerini ve zamanlarını meşgul ederler. Bu yüzden onlardan daha cahildirler.
Oysa başkaları hakkında olumlu veya olumsuz bir haber alındığında sevinmek ya da üzülmek yerine; o kişilerin iyiliklerini öne çıkarmak, hüsnü zanda bulunmak, olumsuzlukları üzerine "belki yanılmıştır" ya da "geçerli bir mazereti vardır'' gibi sözlerle onların kusurlarını örtmeye çalışmak, dedikodu ve gıybet gibi çirkinliklerden sakınmak, Hz. Peygamberin davranışlarına daha yakın bir hareket şekli olacaktır. Çünkü kâmil mümin, başkalarının şeref ve namusunun lekelenmemesi için çalışan kişidir. "Kusurlu insan, insanların kusurunu görmekten kendi kusurunu göremeyen kimsedir."
* İyi arkadaş da günahlardan kaçınmanın bir başka yoludur. “Durumu ve yaşantısı olumlu anlamda seni etkilemeyen, sözü seni Allah’a götürmeyen kişinin sohbetinin terk edilmesi evladır. İşlediğin günah, rabbine olan istikametine karşı ümitsizlik vermesin. Bu, belki de senin için takdir edilen son günahtır.” (ibn Ataullah el İskenderi, Hikemü’l Ataiyye) Görüldüğü gibi İslam daima umut kapısı olmuştur. Çünkü umutsuzluğun size hiçbir getirisi yoktur. Hatta umutsuzluk küfür mesabesindedir. (Yusuf, 87) Günahı büyütüp, ümitsizliğe düşmektense tövbeye yönelip devam etmek daha iyidir.
Tövbeye sebep olan bir günah, kibre götüren bir ibadetten daha iyidir. Hatta İbadet yapmayanları ölçü alarak, kendimizi ibadet ediyoruz diye farklı bir boyuta taşımak ve bu anlamda ibadete güvenmek bir tuzaktır.
‘Kalp Allah’ın (c.c.) evidir’ sözünün anlamı, kulun, kalbine sadece Allah’ın (c.c.) sevdiği şeyleri koyması ve O’nun çirkin gördüğü kirli şeyleri kalbinden uzak tutması anlamına gelir.
“Sen kendini küçük bir varlık sanırsın oysa sende en büyük âlem dürülmüş haldedir.” (Hz. Ali K. V.)
Şeyh Galip’in şu beyti de bu anlamı ifade eder:
“Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan âdemsin sen”
Yani, iyi bak kendine ki, sen âlemin özüsün, kâinatın göz bebeği olan insansın.
“Bütün insanlar hata yapar, hata yapanların en hayırlısı ise hatasından dönendir. ” (İbn Mace Zühd, II, 1420).
“De ki: Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”(Zümer, 53)
“Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah Teâla’nın duyduğu memnuniyet, sizden birinin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zaman ki sevincinden çok daha fazladır.” (Buhâri, Daavât, VII, 146)
“Allah Teâla gündüz günah işleyenin tövbesini kabul etmek için geceleyin elini açar. Geceleyin günah işleyenin tövbesini kabul etmek için de gündüzün elini açar. Güneş battığı yerden doğuncaya kadar böyle devam edip gider.” (Müslim, Tevbe, III, 2113)
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

