3 Eylül 2013 Salı, 18:56   ÜYE GİRİŞİ - ÜYE OL  
 
Anasayfa
İletişim 
Emlak Merkezi
Etkinlik Gündemi (konser, parti, sergi,...)
Firma Rehberi
Gruplar YENİ
Otomobil - Otocenter
Öğrenci Apartları ve Yurtları
Seri İlanlar
 
 Bilim-Teknoloji   Ekoloji   Ekonomi   Eğitim   Güncel   Kültür-Sanat   Magazin   Otomobil-Motorsiklet   Polis   Politika   Sağlık   Spor   Yaşam 
 
İSLAM İLE ONURLANMAK
İSLAM İLE ONURLANMAK
15.4.2013 

 “Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık…” (İsra, 70)

İslam, insanın sahip olduğu onur ve şerefe yakışır şekilde muamele görmesini temel ilke olarak benimsemiş, emir ve yasaklarını da buna göre şekillendirmiştir. İnsan, bu sınırlara (helal ve harama)  riayet ettiği ölçüde kendisine bahşedilen değere uygun bir hayat sürdürebilir ve buna bağlı olarak başkalarının onuruna da saygı göstermiş olur. Günümüzde karşılaşılan insan hakları ihlallerine yönelik eylemlere de ancak bu şekilde engel olunabilir.

Gerçekte insan onuru Allah’a kulluğa endeksli bir kavramdır. Çünkü Allah’a kul olan, kulluğunun gereği onurlu bir hayatın içinde bulunur. Rabbini hoşnut edip rızasını kazanmak için hep olumlu ve takdire şayan işlerle meşgul olur. Peygamberler de böyle onurlu bir toplumu oluşturmaya memur edilerek toplumu Allah’a kulluğa teşvik etmişlerdir. Kuran’da da “(Ey Muhammet) Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendini helak edeceksin.”  (Şuara, 3) buyrularak onun insanlara olan bu hassasiyetine dikkat çekilmiştir.

İnsan, Allah’ın en güzel eseri ve halifesi olması bakımından çok değerlidir. Her insan, insanlığın onurlu bir ferdi olarak toplumda yerini almak ve bu şekilde bilinmek ister. Her inancın ve dünya görüşünün, kendi değer yargılarına göre bir onur ve şeref ölçüsü vardır. Kimi, mal, mülk ve servetle, kimi şöhretle, kimi üst düzey makamla, kimi kariyerle, kimi ailesi, memleketi ve ırkı ile kimi de inancı ve inancına uygun bir yaşam tarzı ile onurlanmak ister.  Kimi de aksine çevresindekilere verdiği zararla anılıp mağdurlar üzerinden edindiği primle yükselerek dikkat çekmek ister. Oysa çevresindekileri hakir ve küçük görerek baskı ve zorbalıkla değil; özveri ve fedakârlık ile insan onurunu yücelterek hizmet ehli olabilmek ne kadar insancıl bir davranış olur. Hz. Peygamber de: "Mazlumun bedduasından sakınınız Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur" (Buharî, Müslim) buyurmuştur.  

Maalesef bizde insan onuru, insan haklarına yönelik olumsuzluklara karşı hatırlanan bir kavram olarak dile getirilmekten öteye geçememiştir. Oysa insan onuru insanla birlikte hep vardır ve de var olacaktır. İnsan onurunu kırıcı hatta topyekûn bir topluma reva görülen her türlü zulüm ve baskı insanlık onuruyla asla bağdaşmayacak bir utanç olarak tarihte yerini hep alacaktır. Bu anlamda Mekke’li müminlerin inançlarına ve onurlarına yönelik yapılan her türlü baskı ve zorla tehcire maruz bırakılarak yurtlarından edilmeleri de tarihin böylesi kara sayfaları arasında hep kalacaktır: “.. İnsanları Allah yolundan alıkoymak, O’nu inkâr etmek, mescidi haramı ziyaret etmeyi engellemek, orada oturanları yerlerinden ve yurtlarından etmek, Allah katında daha büyük günahtır.” (Bakara, 217)

Tüm peygamberler insan onuruyla bağdaşmayan sosyal kirlenmenin her çeşidini temizlemek için görevlerine, Allah kul olma çağrısı ile başlamışlardır. Onlar sahte ilahlara ve açıkgöz sahtekârlara karşı mücadele vererek insanlığın onurunu kurtarmaya çalışmış tarihi kahramanlardır.

Ne yaptığının farkında olamayacak kadar zavallılar ise putlarını kendileri yapıp kendileri tapmış olanlardır. Thomas Caryle’in dediği gibi: Kusurların en büyüğü, insanların tüm kusurlarından habersiz olarak yaşamaları değil midir? Böylesine komik ve aklın dumura uğradığı manzaralardan insanlığın onurunu kurtarmak adına yapılan olumlu gayretlerinden dolayı Peygamberler dünyevi hiçbir karşılık da beklememişlerdir.  İnsanlar arasında asla zengin fakir gibi ayırıma da gitmemişlerdir. Nitekim Kuranda: Ey kavmim! Allah'ın emirlerini bildirmeye karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim mükâfatım ancak Allah'a aittir. Ben iman edenleri kovacak değilim; çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir topluluk olarak görüyorum. Ey kavmim! Ben onları kovarsam, beni Allah'tan (onun azabından) kim korur? Düşünmüyor musunuz? Ben size: «Allah'ın hazineleri benim yanımdadır» demiyorum, gaybı da bilmem. «Ben bir meleğim» de demiyorum. Sizin gözlerinizin hor gördüğü kimseler için, «Allah onlara asla bir hayır vermeyecektir» diyemem. Onların kalplerinde olanı, Allah daha iyi bilir. Onları kovduğum takdirde ben gerçekten zalimlerden olurum.» (Hud, 29 -31)

            Görüldüğü gibi Peygamberler ümmetine karşı müşfik bir baba gibi hayatlarını onların ıslahına ve selametine hasretmişlerdir. Gördükleri her türlü zulme rağmen onların kahrını değil, affını isteyerek insanlık onurunu öne çıkarmışlardır.  Peygamberimiz: “Ben Rabbimden onların yok edilmesini değil, soylarından inançlı bir nesil getirmesini dilerim.”(Buhari, Bed’ül- Halk, 7)  buyurmuşlardır.

 “Müslüman’ın Müslüman’a malı, ırzı ve kanı haramdır. Müslüman kardeşini küçük görmesi, kişiye kötülük olarak yeter.” (Müslim, Birr ve Sıla, 32; Ebu Davud, Edeb, 35) hadisi ile kişinin canının, malının ve onurunun dokunulmazlığına işaret edilmiştir. İnsanın kanını dökme, maddi ve manevi şiddet uygulama, gıybet, iftira, alay etme, küçük görme gibi tutum ve davranışlar insanın haysiyetini zedelediğinden, onurlarını incittiğinden dolayı dinimizce yasaklanmıştır. Kuran’da da şöyle buyrulur: “Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.”  (Münafikun, 8) ,

“Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir. Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurat, 49/11,12.)  

"…Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır.” (Maide, 32.)

Ebu’d-Derda (r.a), Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’den şöyle rivayet etmiştir: “Kim Müslüman kardeşinin ırz, namus ve benzeri şeylerinden her türlü kötülüğü kaldırırsa Allah da kıyamet gününde o sebeple Cehennem ateşini ondan kaldırmış olur.” Tirmizi, Birr ve Sıla, 20; İbn Hanbel, VI, 449.

Ebu Hureyre (r.a) Allah Rasulü’nün (s.a.s.) şöyle söylediğini haber vermiştir: “…(Ey insanlar!) Bu (Zilhicce) ayınız, bu (Mekke) şehriniz bu (kurban bayramı) gününüz nasıl saygın ise kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız (şeref ve haysiyetiniz) da aynı şekilde saygındır (dokunulmazdır). Dikkat edin! Her suçlu cezasını kendisi çekecektir. Hiçbir baba çocuğunun suçundan dolayı sorumlu tutulamayacağı gibi, hiçbir çocuk da babasının yaptığından dolayı ceza çekemez. Dikkat edin! Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Müslüman’a, gönül rızası olmadan kardeşinin malı helâl olmaz…”(Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 9; Buhari, İlim, 9; Müslim, Kasâme, 29-30)

                                                                                                                                              [email protected]

 


1728 defa okundu 
Paylaş

Bu habere yorumlar


 
 
En Çok Okunanlar
Eskişehir'i Sosyal Medyadan Takip Edin...


Ali Osman ORUM

Diğer Yazıları
HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR
15 Ağustos 2013 Perşembe
ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ
11 Temmuz 2013 Perşembe
BERAT KANDİLİ
24 Haziran 2013 Pazartesi
İSLAM İLE ONURLANMAK
15 Nisan 2013 Pazartesi
İMAN VE TAKVA
28 Mart 2013 Perşembe
KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR
8 Mart 2013 Cuma
GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE
14 Şubat 2013 Perşembe
VAKİT HAKKINI İSTER
17 Ocak 2013 Perşembe
HAC YOLUNDAN ESİNTİLER
20 Aralık 2012 Perşembe
HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR
11 Ekim 2012 Perşembe
MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE
20 Eylül 2012 Perşembe
KARDEŞLİK ÜZERİNE
28 Ağustos 2012 Salı
ORUÇTA NİYET
20 Temmuz 2012 Cuma
NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE
28 Haziran 2012 Perşembe
ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR
12 Haziran 2012 Salı
ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR.
12 Haziran 2012 Salı
KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK
2 Mayıs 2012 Çarşamba
ZİNADAN SAKINMAK
6 Nisan 2012 Cuma
ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ
15 Mart 2012 Perşembe
KURAN VE TOPLUM
27 Şubat 2012 Pazartesi
MEVLİT KANDİLİ
3 Şubat 2012 Cuma
NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ
13 Ocak 2012 Cuma
Helal Kazanç
22 Aralık 2011 Perşembe
EKONOMİ VE İSLAM (2)
7 Aralık 2011 Çarşamba
EKONOMİ VE İSLAM
23 Kasım 2011 Çarşamba
İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi
3 Kasım 2011 Perşembe
GÖNÜL DÜNYAMIZ
17 Ekim 2011 Pazartesi
İsraf ve Tasarruf Üzerine
12 Eylül 2011 Pazartesi
RAMAZAN VE TOPLUM
10 Ağustos 2011 Çarşamba
RAZANA GİRERKEN
28 Temmuz 2011 Perşembe
DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ
30 Haziran 2011 Perşembe
ÜÇ AYLAR ÜZERİNE
6 Haziran 2011 Pazartesi
ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI
20 Mayıs 2011 Cuma
Peygamberimizin Merhameti Üzerine
21 Nisan 2011 Perşembe
İslam’da Kolaylaştırma ilkesi
25 Mart 2011 Cuma
İslam’da Kolaylaştırma ilkesi
25 Mart 2011 Cuma
Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi:
17 Şubat 2011 Perşembe
İNSAN HAKLARI
21 Ocak 2011 Cuma
İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI?
4 Ocak 2011 Salı
Başkasını Kendine Tercih Etmek
16 Aralık 2010 Perşembe
Bayramlarımız
22 Kasım 2010 Pazartesi
Bayramlarımız
22 Kasım 2010 Pazartesi
İSLAM TASAVVUFU
10 Kasım 2010 Çarşamba
DİN TERBİYESİ ÜZERİNE
25 Ekim 2010 Pazartesi
Şehitlik ve Gazilik
17 Eylül 2010 Cuma
EVLİLİK HAZIRLILIKLARI
16 Ağustos 2010 Pazartesi
Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü)
22 Temmuz 2010 Perşembe
Yaz Kuran Kursları Üzerine
1 Temmuz 2010 Perşembe
CENNET VE TANIMI ÜZERİNE
27 Mayıs 2010 Perşembe
Eskişehir’in Mana Erlerinden:
27 Nisan 2010 Salı
Eskişhir’in tarihi
8 Nisan 2010 Perşembe
MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI
16 Mart 2010 Salı
HURAFELER ÜZERİNE
22 Şubat 2010 Pazartesi
UMRE ZİYARETİ
5 Şubat 2010 Cuma
DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN
15 Ocak 2010 Cuma
HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI
31 Aralık 2009 Perşembe
KURBAN VE DİNDEKİ YERİ
7 Aralık 2009 Pazartesi
HACCI ANLAMAK
9 Kasım 2009 Pazartesi
Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili)
26 Ekim 2009 Pazartesi
OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI
8 Ekim 2009 Perşembe
Ramazan’ın Ardından
25 Eylül 2009 Cuma
KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN
15 Eylül 2009 Salı
ZEKATI ANLAMAK
7 Eylül 2009 Pazartesi
RAMAZAN AYININ ÖNEMİ
24 Ağustos 2009 Pazartesi
OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ
10 Ağustos 2009 Pazartesi
Mutluluğa Doğru
28 Temmuz 2009 Salı
MİRAC (İLAHİ YOLCULUK)
18 Temmuz 2009 Cumartesi
İntihar
9 Temmuz 2009 Perşembe
REĞAİP GECESİ
25 Haziran 2009 Perşembe
HER CAN KUTSALDIR
15 Haziran 2009 Pazartesi
Dini Eğitimin Topluma Etkisi
31 Mayıs 2009 Pazar
EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ
5 Mayıs 2009 Salı
EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ
21 Nisan 2009 Salı
Eğitim ve Toplum
11 Nisan 2009 Cumartesi
Din ve İnsan
31 Mart 2009 Salı
ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre)
19 Mart 2009 Perşembe
PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI
10 Mart 2009 Salı
İSLAM’DA İNSANIN TANIMI
1 Mart 2009 Pazar
Günahlardan arınmalıyız
22 Şubat 2009 Pazar
Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim
15 Şubat 2009 Pazar
İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ
8 Şubat 2009 Pazar
Yüzlerinde Maske Taşıyanlar
1 Şubat 2009 Pazar
EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER
23 Ocak 2009 Cuma
Fuhuş ve İslam
12 Ocak 2009 Pazartesi
Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş:
5 Ocak 2009 Pazartesi
Kötü Alışkanlıklar Üzerine
29 Aralık 2008 Pazartesi
Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku
22 Aralık 2008 Pazartesi
Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi
15 Aralık 2008 Pazartesi
İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi
6 Aralık 2008 Cumartesi
Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar:
1 Aralık 2008 Pazartesi
Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu
24 Kasım 2008 Pazartesi
İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ
14 Kasım 2008 Cuma
Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine
7 Kasım 2008 Cuma
İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci
4 Kasım 2008 Salı
 

Eskişehir Apartlar Yurtlar


Eskişehir Apartlar

 
 Kullanıcı Adı
 Şifre
Şifremi unuttum, emailinize gönderilecektir

  • Eskişehir Telefon Rehberi
  • Estram
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Tiyatro Etkinlik
  • Ulaşım

  • Eleman Aranıyor!
    Tüm eleman ilanlarını gör
     


    Son Yorumlar
    türkiyedeki eğitim sistemini eleştirenler bu video... devamı
    içlerinde bir erman gölet var ciddi oy alabilecek,... devamı
    hepsi dalavereci bunların.. kendileri gibi milleti... devamı
    ben bu ehliyeti olanları arabası olanları o kadar ... devamı
    Peki şehir içinde trafik ihlali yaparak yayalar ye... devamı
    Atatürk bulvarındaki bazı duraklarda bekleme yeri ... devamı
    Boşa konuşuyor biz onu tanıyoruz mısırda tanıyacak... devamı
    Sıkışınca hesabım çalındı yada kuzenim yeğenim yaz... devamı
    Bencede bir an önce çözüm bulunmalı yollarda yılla... devamı
    belediye ne is yapıyor isi gücü Show. sıkma.. geçt... devamı

    Yazarlarımız
    Yılan hikâyesi
    Ali Osman ORUM
    HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR
    GÜNDOĞDU YILDIRIM
    ESKİYE ÖZLEM
    Hulusi Boz
    İNSAN
    Hüseyin DÜŞ
    Ah O Gemide Bende Olsaydım!..
    Hüseyin GÜVEN
    BIRAKIN AY’I ÇANAKKALE’YE AYAK BASIN…/
    Konuk Yazar
    Hangi sağcı CHP’ye oy verecekmiş şaşarım
    Mehti Saraç
    TBMM YE SESLENİŞ..EV HIRSIZLARINA KARŞI CEZALARIN AĞIRLAŞTIRILMASI TALEBİ
    NECMİ GÜNAY
    KİMİLERİNE GÖRE SİVRİHİSAR!
    Nevzat Ağabey Milli Gençlikle...
    İNSANIN İŞİ, EŞİ, AŞI, LAFI
    Nevzat Laleli
    NAMERT İPİYLE KUYUYA İNİLMEZ
    Özgür TIKIZ
    Ayhan Kavas’ın “Müjde” Rahatsızlığı

    (1 yorum)
    Süleyman BAKAL
    “alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, erişim kolaylığı ile başlar…”
     
     


    online ziyaretçi: 62
    online üye: 0
    Tekil Hit: 14.414.060 - Çoğul Hit: 19.829.577
    eskişehir yemek sipariş - vidanjör eskişehir - eskişehir diksiyon kursu  yangın söndürme araçları