RAMAZAN AYININ ÖNEMİ
- 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- Bu yazı 6554 kez okundu
A- Ramazan Ayının Yeri ve Önemi: Ramazan: Müslümanlara oruç tutmanın farz olduğu, hicri dokuzuncu ayın ismidir. Ramazan isminin, ’Ramad’ kökünden türediği ve anlam itibarıyla: ”Güneşin yakıcı ısısından dolayı aşırı kızmış olan yer” için kullanıldığı; ayrıca ”Güz mevsimi başında aşırı şekilde yağıp çevredeki tüm pislikleri temizleyen yağmur” için de kullanıldığı bilinmektedir. Bu anlamlarla ilgili olarak, orucun tutulduğu bu ayda, açlık ve susuzluğun etkisiyle insanın içinin yanması gibi günahlarının da yanıp yok olması; diğer anlamıyla da, güz yağmurlarıyla yeryüzünün yıkanıp temizlenmesi gibi, Ramazan orucu sebebiyle de müminlerin günahlardan arınması arasında irtibat kurularak izahlar yapılabilmektedir.[1] Kuran- Kerimde: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır”[2] buyrulmaktadır. Görüldüğü gibi Ramazan, Kuran’ın bu ayda indirilmesi ve bu ayda oruç tutmanın farz olması sebebiyle Kuran’ın değerli bir ay olarak öne çıkardığı tek aydır. Hz. Peygamberin de: Mübarek bir ay olarak ramazanı vasfetmesi; ”Onda cennetin kapılarının açılıp, cehennem kapılarının kapandığına ve şeytanların zincire vurulduğuna”[3] ayrıca, ”İnanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan ayında oruç tutanların geçmiş günahlarının bağışlanacağına”[4] işaret etmesi bu ayın diğerlerinden farkını ve önemini gösterir. Peygamber efendimiz (s.a.) Ramazan ayı için şöyle buyurdular: “Aylar'ın efendisi Ramazan ayıdır. Günlerin efendisi de cuma günüdür. Eğer müslümanlar Ramazan ayındaki üstünlükleri bilmiş olsalardı, bütün senenin Ramazan olmasını isterlerdi.”[5] Yüce Rabbimiz de hadisi kutside şöyle buyuruyor: “Her iyilik on mislinden yediyüz misline kadar mükâfat ile karşılık görecektir. Yalnız oruç (böyle değildir) o, benim içindir. Onun karşılığını ben vereceğim. Oruç cehennem ateşine karşı bir kalkandır.”[6] Ramazan ayı, oruç, zekat, fitre, teravih namazları, Kur’an ve vaaz’larla âdeta bütünleşmiştir. Ramazan dışındaki 11 ay boyunca, kendini daha serbest hisseden müslüman; bu mübarek ay içinde kendini farklı bir atmosferde buluyor. Şöyle ki: Otuz günlük oruç, fukaranın ihtiyaçlarıyla ilgilenme gerekliliği, Kur’an-ı Kerim’in bol bol okunması, terâvih namazlarının kılınması ve yapılan dini sohbetler.. Bir müslümanı bu ayda ahlaken yüceltip adeta melekleştiriyor. a- Ramazan Ayının Kazanımları: Ömrün en hayırlısı, ibadetle geçen ve ibadetlere sabır göstererek Yüce Allah’ın rızası doğrultusunda sürdürülenidir. Kadın erkek tüm mü’minler büluğ çağından son nefesine kadar Yüce Allah’a ibadet etmekle yükümlüdürler. Nitekim Cenab-ı Hakk’ın “Ölüm Ramazan ayı girer girmez kulluk bilincinin bütün yönleriyle devreye girdiğini ve bir kul olarak her zaman Allah'a olan ihtiyacın farkındalığının öne çıktığını görüyoruz. Ramazan başlı başına bir nefis eğitimidir, bir kalp ferahlığıdır ve bir vicdan huzurudur. Gençliğine, servetine, gücüne, imkânına, makamına ve mevkiine güvenen insanlar oruçla buluşunca, yaratıcısıyla beraber oluyor, kendini ve yaşadığı toplumu çok daha iyi tanıyor. Sonuç itibariyle de şeytanın ve nefsin elinden yakasını kurtarıyor, kendini ilahi rahmetin eline teslim ediyor. Oruç sadece mideyle alakalı bir ibadet değildir. Oruçlu kişi midesiyle birlikte diğer aza ve duygularını da meşru olmayan tüm hareketlere karşı koruyarak oruçlu olmalı ki, mükemmel bir oruç tutulmuş olsun. Müslüman kişi dil, göz, kulak, kalp, zihin ve fikir gibi organları ve duygularıyla oruca başlamalı. Dil, yalandan, gıybetten ve kötü sözlerden uzak durmalı; zikir, tesbih ve Kur'ân'la meşgul olmalı. Aksi halde Allah Rasulünün öyle oruç tutanlar vardır ki, elde ettiği açlıktan başka bir şey değildir..[8] diye dikkat çektiği dedi kodu, gıybet ve iftira gibi mümine yakışmayan kötü huylarla tutulan oruçtur. Asıl olan da ibadeti amacına uygun yaparak onun manevi hazzını tatmaktır. Ramazan ayının bir emanet olduğu bilinci yaşatılıp oruçla, Kur’an’la, teravihlerle zekât ve fitreyle ve bu mübarek ayda gerçekleştirilen örnek davranışlarla tüm olumsuzluklardan kişinin kendini koruması manevi kirlenmeyi önleyecektir. Peki bizler bu emânetlerin “emânet” vasfını ne kadar sıklıkla hatırlayabiliyor, tertemiz muhafaza edebilmek için ne kadar özen gösterebiliyoruz? Ya da bu dinî ve kültürel mirası amacından saptırdığımız derecede zarar ve ziyanını görecek olanın yine kendimiz olacağı anlayışını nasıl sahipleneceğiz? Kiracılığımız boyunca, yüzümüz kara çıkmasın diye, çıkarken ev sahibine göstereceğimiz evi elimizden geldiğince muhafaza ediyoruz. Ya dilimizin susup azalarımızın konuşturulacağı günün bilinci, hayatımız üzerinde ne kadar belirleyici rol oynuyor? Unutmamalıyız ki, her günümüzü Cuma, her gecemizi Kadir, her ayımızı da Ramazan bilip öyle yaşamak bizim irademizdedir. Yeter ki biz, bu mübarek zamanları en iyi şekilde değerlendirmesini bilelim. Ne mutlu, Ramazan ayına ulaşıp, onun kıymetini bilene ve bu halini tüm bir yıla yayabilenedir. Şair N. Fazıl’ın da söylediği gibi bu ay: Karagöz seyri değil, göz yaşı dökme ayıdır.. Bu ay rahmet, merhamet, bereket ve her türlü güzellikler ayıdır. b- Ramazan Ayının Ahlaki Boyutu: Hz Peygamber efendimiz, bir çok hadis-i şerifleriyle ramazan ve oruc’un önemine işaret ederek, bu ibadetin ahlakı güzelleştirmede ve Allah’ın hoşnutluğunu kazanmadaki eğitici etkisine işaret etmiş, inançlı ve samimi müminlerin bu ay sebebiyle Allah katında yüksek derecelere ulaşacaklarını haber vermiştir. Ramazan ayında sükûneti muhafaza etmek, öfke ve kızgınlık gibi sonu gönül kırmaya ya da kavgaya yol açan olumsuz ve çirkin davranışları terk etmek, orucun sıhhati için önemlidir. Orucu sadece mideye değil gözümüze, kulağımıza, elimize, ayağımıza ve dilimize de tutturmamız tavsiye edildiği için birisi yakışıksız bir lâf edecek veya kavga edecek olduğunda “Ben oruçluyum”[9] deyip, kimseyle tartışmamaya, kimseyi kırmamaya özen gösterilmelidir. İşte bu nedenledir ki, Ramazan ayında suç işleme oranlarının düştüğüne, kavga, adam öldürme ve hırsızlık gibi suçların sayısında inanılmaz ölçüde bir düşüş olduğuna şahit olmaktayız. Nitekim toplumumuzun ibadet hayatını dikkatle gözleyenler de bilmektedirler ki, Ramazan ayında insanların kötülük yapma istekleri hayli azalmaktadır. Ramazan ayının suçların azalması üzerinde büyük etkisi vardır. Suçların aylara göre oranını gösteren istatistiklerde, özellikle Ramazan aylarında ki suç miktarının diğer aylara göre çok düşük olduğu görülmektedir. Gönül ister ki, her ay Ramazan ayı gibi olmalı ve bu güzel vasıflar yılın on iki ayına da yansımalıdır ki zaten oruç tutmaktan amaç da bu olmalıdır. Peygamberimizin;”Oruç (kötülüklere karşı) kalkandır.”[10] Ve ”Ramazan ayı içinde şeytanlar prangaya vurulur.”[11] gibi hadislerinin ifade ettiği mânâ daha iyi anlaşılır. Şu da çok iyi bilinmelidir ki, Allah’a karşı kulluk sorumluluğumuz sadece Ramazan ayına mahsus değildir. Dinin emir ve yasakları, mevsimlere göre değişen, kişilere göre şekillenen, mevsimi geçince çıkarılıp bir kenara bırakılan elbiseler gibi değildir. Bunun için Ramazan ayı boyunca aksatılmadan yerine getirilen ibadetler devam ettirilmelidir. Ramazan boyunca terk edilen kötü alışkanlıklara ve her türlü günahlara asla dönmemeye gayret sarfedilmelidir. Ramazan-ı Şerif’e gösterilen saygıdan dolayı birtakım kötü alışkanlıkların terk edilmesi ne kadar sevindirici ise, Ramazan bitince günahlara ve kötülüklere tekrar dönülmesi de o kadar üzücüdür. ”Şu iki şeyin kıymetini bilemeyip fırsatı kaçıran kişinin burnu yerde sürünsün.. buyuran Hz. Peygamber: ”Bunun, Ramazan ayına erişip de cennete girme fırsatını yitiren kişiler olduğunu..”[12] ifade etmişlerdir. “Müslüman”kelimesi lügat itibariyle; kendini herşeyiyle Allah’a teslim etmiş kişi anlamını içerir. Müslüman oruçtaki azim ve gayretini, diğer mükellefiyetler (Namaz, Zekat, Hac v.s.) için de göstermelidir. Oruç, rûhî ve bedenî bir eğitim olarak; insana inandığını yapma ve yaşama iradesini kazandırıyor. Ramazan içindeki ibâdet alışkanlığını daha sonra da devam ettiren pek çok insan vardır ki, sonraki hayatlarında yepyeni bir yaşantıyla tanışıp mutlu olduklarını dile getirmişlerdir. Öte yandan ramazan ayının, açlık ve yokluk sebebiyle oruç tutamayan Müslümanları ve zulüm altında kalıp bu ayda oruç tutmaya imkan bulamayan mazlum milletlerin durumunu hatırlatıp düşünmemize, hatta onlara arka çıkma şuurunu kazanmamıza zemin hazırlamaktadır. Bilindiği gibi ramazan ayı zengin ile fakir arasındaki yadımlaşma köprüsünün temellerini pekiştirir. Zengin ile fakir arasındaki uçurumları yok eder. Zengin, fakirin sevinciyle huzur bulur. Fakir ise zengin için hayır duâda bulunur. Toplumdaki birlik ve berâberlik sağlanmış olur. Oruç sebebiyle gün boyu açlık çeken zengin, fakir tüm müslümanlar namazla camide; iftar sebebiyle de iftar masalarında her hangi bir ayırım yapılmaksızın bir araya gelerek kardeşlik şuurunu yaşatırlar. Sosyal çözülmenin başladığı, huzur ve barışa olan ihtiyacın önem arzettiği şu asrımızda, Ramazanda yaşanan atmosferin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Toplumların birlik, beraberlik, sevgi, kardeşlik ve hoşgörü içinde yaşama mecburiyetleri vardır. Fertleri arasında güvensizlik ve düşmanlık duyguları yaygınlaşan, zorlu ve sıkıntılı dönemlerde birbirleriyle kenetlenemeyen milletlerin huzur bulması ve ayakta kalması mümkün değildir. [1] - H. Mehmet Günay, DİA, Ramazan Md. 34/433 [2] - Bakara, 185 [3] - Buhari, Savm, 5; Müslim, Sıyam 1-2 [4] - Buhari, Savm, 6 [5] - Nüzhetü’l Mecalis c.1 [6] - Müslim, Sıyam, 164; Nesai, Sıyam, 42 [7] - Hicr, 99 [8] - Buhari, Savm, 8 [9] - Buhari, Savm, 9 [10] - Buhari, Savm, 9; Müslim, Sıyam, 164; Nesai, Sıyam, 42 [11] - Buhari, Savm, 7 [12] -Beyhaki, 4:304; et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2:426.
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

