EKONOMİ VE İSLAM (2)
- 7 Aralık 2011 Çarşamba
- Bu yazı 6281 kez okundu
Emek ve kazanç:
İnsanların bir işte ortaya koydukları beden ve düşünce alanındaki çabalarına emek adı verilir. Üretim alanında en önemli unsur emektir. Zira insan olmadan, emek olamayacağı gibi; emek olmadan da üretim elde edilemez. Her türlü üretim unsurlarının da insan olmadan kendi başına üretimde bulunması düşünülemez. Bunun için, üretim sürecine katkıda bulunan her türlü insan etkinliğine de emek denir. İnsanların fiziksel enerjilerini üretimde kullanmaları emeği oluşturan başlıca öğedir. Yine insan ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik her türlü çabaya da emek adı verilir.
Mülkiyetin esası olması niteliğiyle emek dağıtımın temel bir unsurudur. Tabiat alanında çalışıp emek sarf eden kişi, kendi emeğinin ürününü elde eder.
Kazanç, üretimde sarf edilen emek karşılığı elde edilen bir değerdir. İşçinin harcadığı emek işverenden alacağı maaş için yeterli bir gerekçedir. Üretimde harcanan emeğin karşılığı olarak elde edilen kazanç ne kadar hukuki ise, hak edilen bir emeğin karşılığının da tamamen veya kısmen verilmemesi o kadar gayri hukukidir. İslam teorisine göre, bir kazancın meşru olabilmesi için temel esas emektir.
Kazanç Emeğe Göre Belirlenir:
Emek karşılığı olarak elde edilen gelirlerde, emek ve kazanç arasındaki eşitliğe riayet etmek temel İslâmî bir kuraldır. Bu sebeple ticaret ve her türlü ortaklıkların, hile ve sömürüye dayanmamasına dikkat edilmelidir.
Söz konusu kuralın bir gereği olarak İslam’da faiz ve kumar haram kılınmıştır. Kazancın emeğe göre belirlenmesi konusunda önemli konulardan birisi olarak faiz ve kumar ilk akla gelenlerdendir. Faiz ve kumar gibi şans oyunları da karşılığı olmayan bir fazlalığı içermesinden dolayı İslam’da yasaklanmış, oralardan elde edilecek gelirler helâl kabul edilmemiştir. Kazancın meşruiyeti için emek, üretim ve risk olması şarttır.
Faiz, malın mal ile değişimindeki bir akitte, karşılığı bulunmayan fazlalığa denilmektedir. Ödünç işlemlerinde ve alışverişte karşılığı bulunmayan hakiki veya hükmî fazlalık da bu kapsamdadır. Allah Tealâ açık ve net bir şekilde faizi yasaklamıştır. Bu sebeple faizin haramlığı konusunda ulema arasında hiçbir ihtilâf da söz konusu olmamıştır. Faizin haram kılınmasının sebepleri araştırıldığında şunlar görülür: Salt faizde gerçek manada emek, üretim ve risk yoktur. Çünkü faizde hem anapara güvence altında, hem de kâr güvence altındadır. Bu yönüyle faiz sanki misliyattan alınan bir kira gibidir. Bu durum ise yasaklanmasına gerçek bir gerekçedir. Zîrâ böyle bir sonuç, emeksiz kazanç manasına gelmektedir.
Üretimsiz bir emeğin meşru olamayacağı anlaşılmaktadır. Örneğin kumar oynayan bir grubun elindeki para artmamakta, sadece el değiştirmektedir. Mesela kumar oynanarak geçen bir aylık zaman diliminde yeni üretim yapılmadığı gibi, mevcut mal da muhafaza edilememektedir.
Bu noktada faizin zararları; faizi veren tarafın sürekli olarak ve risksiz bir şekilde zenginleşmesine, buna karşılık faizi alan tarafın ise fakirleşmesine veya çok az bir kâr elde etmesine sebep olacaktır. İşte faizle birlikte yatırımsız bir kâr yolunun açılmasıyla, sermaye sahiplerinin el emeği, üretim ve gerçek ticaret.. gibi usullere başvurmaması; neticede işsizliğin artmasını; maliyet enflasyonunun oluşmasını; nihayetinde sürekli menfaat hesapları yapan kişilerden oluşan bir toplumda sevgi, kardeşlik ve yardım duygusunun azalmasını temin edecektir. Bu durum toplumda büyük bir kaosa sebep olur.
Beşer tarihinde en büyük sıkıntılar şu iki düşünceden kaynaklanmaktadır: Bunlardan birincisi “Sen çalış ben yiyeyim.” fikridir. İkincisi ise “Ben tok olduktan sonra başkaları açlıktan ölse de beni bağlamaz” fikridir. İslâm birinci düşünceyi faizin yasaklanmasıyla, ikinci düşünceyi de zekât ve onu tamamlayan fıtır sadakası gibi vecibelerle ortadan kaldırmıştır.
Bugün İslam ülkelerinde iktisadi kalkınma konusunda İslam’ın temel ilkesi olan adalete uygun birer model üretilemediği gibi bu doğrultuda bir endüstriyel ilişkiler sistemi de oluşturulamamıştır. Nitekim bu konuyla ilgili görüşler âdeta sosyalizm ve kapitalizmin insafına bırakılmıştır.
İslam hukukuna göre emek istihdamı iki şekilde incelenebilir: 1) Ortaklık, 2) Ücretli istihdam. Bu usullerin her birinin işçi i ve işveren açılarından farklı yönleri vardır. ( örneğin ortaklıkta zarar halinde harcanan emek boşa giderken, ücretli istihdamda işletmenin zararı halinde dahi ücret ödenmesi gerekir.
Ücretle çalışma kapsamına bağımlı ve bağımsız çalışma girer. Ecir-i has (bağımlı işçi), ecir-i müşterek (bağımsız işçi) ise kendi adına çalışanları içerir. Bu ayırım çağdaş istihdam şekillerine de uyar. Ücretle birbirine bağımlı olarak çalışan işçi akitte belirtilen ücreti alır ve üretime katkısı olmasına rağmen ürünle bir ilgisi kalmaz.
İslam hukuku, tarafların anlaşmazlığa düşmemeleri için ücretin belirlenmesine (ecir-i müsemma) büyük önem verir. Akdin fasit olması halinde ise "ecir-i misil" (emsal ücret) gerekir. Kanaatimizce İslam iktisadında ücreti belirleyen kriterleri, emsal ücret konusunda açıkça görmek mümkündür. Emsal ücret, tarafsız bilirkişilerce tespit edilir. Aynı işi yapan ve aynı özelliklere sahip olan işçi; çalışma yeri ve zaman farkı göz önünde bulundurulur. Bunun bugünkü anlamı "eşit işe, eşit ücrettir".
Faiz yasağı, zekât emri, israf yasağı, hayır ve infak kavramları, tekelleşmeye karşı olma, ticarette serbestiyet İslam ekonomisinin temel prensipleridir.
Zulüm, haksızlık, stok, kara para, rüşvet, faiz, suiistimal, adam kayırma, vurgunculuk, sahtekârlık, yağmacılık, rüşvet, gasp ve hırsızlık, başkalarının hakkını çiğneme vb. bâtıl yollarla kazanç sağlanmasına İslam dini izin vermemektedir; çıkarcı insanların adalet ve kanuna aykırı şekilde kazanç sağlamasının İslam’da yeri yoktur.
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

